
1402 Yazı’nda Anadolu steplerinde gerçekleşen Ankara Savaşı, neredeyse bir kraliyet savaşı değildi; iki imparatorluk arasındaki bir çatışmaydı ve aynı zamanda iki dünya görüşü arasındaki çatışmanın önizlemesiydi.
Bir tarafta, batıda gücü artmakta olan Osmanlı Sultanı I. Bayezid vardı. Diğer tarafta ise doğudan gelen fatih Timur yer alıyordu. Bu çatışma, Osmanlı genişlemesini durdurdu ve Timur’un gücünü gösterdi. Yine de bu savaş sadece kan dökmekten ve işgalden ibaret değildi, iki imparatorluğa da büyük dersler veren önemli bir dönüm noktasıydı.

15. yüzyılın başlarında Osmanlılar, Edirne’yi alarak Anadolu topraklarını zaten birleştirmişti ve 1415’te – Konstantinopolis hariç – İstanbul’u başkent yapmıştı. I. Bayezid kısa süre sonra katı disiplini, askeri dehası ve kararlılığı ile tanındı. Osmanlılar, 1453’te Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olan Konstantinopolis’i ele geçirerek fetihlerini tamamladı ve Grekçe konuşulan dünya üzerindeki hakimiyetini pekiştirdi, nihayetinde Rus Ortodoks kiliseleri İstanbul’dan bağımsızlık kazandı.
1396’da Niğbolu’da kazandıkları zafer, Avrupa’da büyük bir tehdit haline gelmelerini sağladı. Bayezid’in niyetleri açıktı: Anadolu beyliklerini ortadan kaldırmayı ve gerçek bir imparatorluk kurmayı amaçlıyordu. Bu arada doğudan esen bir rüzgar olan Timur vardı. Transoksanya’dan İran’a kadar kazandığı zaferler, Timur’un gücünü gösterdi ve imparatorluğu Hindistan’da, aralıksız şarkılarla dolu Irak ile başa çıkabilmesi sağladı. Timur da dünya fethine inanan bir askeri dahi idi. Ordusu, daha önce görülmemiş, bozkır ve yerleşik devlet uygulamalarının bir karışımıydı. Böylece, Bayezid’in Anadolu beyliklerine aşırı baskısı hem siyasi açıdan motive edilmiş hem de Timur’un kendi politikalarıyla çelişir haldeydi. 1402’de Osmanlılar batıya ve Timur doğudan ilerlerken, Ankara’nın geniş ovasında karşılaşmaları an meselesiydi.

1402 yazında, Ankara yakınlarında iki ordu karşılaştı. Bayezid’in ordusu yaklaşık 70.000 – 80.000 kişiydi. Önde yeniçeriler, yanlarda ise tımar atlıları bulunuyordu. Ancak Osmanlıların Türk beylerinin sadakati şüpheliydi; bazıları Timur’un çağrısına kulak vermişti bile.
Timur’un ordusu, Tamerlan’ın değil yalnızca daha büyük değil, aynı zamanda savaş fillerinden (Hint savaşlarından getirilen) ve güçlü Orta Asya atlılarından da oluşan 100.000–120.000 askerden meydana geliyordu. Timur, ordularını geniş yayarak bozkır stratejisini klasiğine uygun bir şekilde kullandı, Osmanlılar ise savunma aralığını koruyarak savaş içinde savaştı.
İlk olarak, Osmanlı hücumları Timur’un hatlarında kaosa neden oldu. Bayezid’in şiddetli darbeleri düşmanı karışıklığa sürüklemişti. Ancak sonra tuhaf bir şey oldu: Belirli Türkmen ve Moğol birimleri savaşta Timur’un yanında savaşmak için saf değiştirdi. Bu, Osmanlı hatlarını dağıttı.
Bayezid’in muharebe alanındaki kaçışı kısa sürdü ve sahaya geri döndü. Tarihçiler onun askeriyle birlikte sonuna kadar savaştığını anlatır. Ancak Timur’un daha büyük ve organize gücü Osmanlılar üzerinde zafer kazandı. Binlercesi katledildi, birçoğu esir alındı ve Bayezid esir alındı. Osmanlılar derin etkiler yaşadı.

Ankara Savaşı, Osmanlı tarihinde derin ve geniş kapsamlı etkilere sahipti. Bayezid’in esir alınmasından sonra, Osmanlı merkezi düştü. Çocukları Süleyman, İsa, Musa ve Mehmed, daha sonra Fetret Dönemi olarak bilinen kanlı bir iç savaşın ardından imparatorluğu yönetecekti. Osmanlıların Balkanlar’a genişlemesi durdu, Anadolu beylikleri ise bağımsızlık kazandı. Timur’un zaferi gücünü daha da artırdı.
Timur’un Anadolu’da kalıcı bir yapı oluşturmaya niyeti yoktu. Beyliklerin düzenini tekrar sağladı. Timur, Osmanlıları ayağa kaldırdı ve yine doğuya doğru yoluna devam etmeden önce onları toparladı. Çin ile savaşa hazırlanırken 1405’te öldü. Bu nedenle, Angora zaferi ne kadar büyük olursa olsun, imparatorluğuna kalıcı bir avantaj getirmedi. Anadolu’nun halkı da savaşlardan dolayı zor zamanlar geçirdi. Köyler ateşe verildi, ticaret kesintiye uğradı ve birçok aile evlerinden kaçmak zorunda kaldı. Ancak aynı mücadeleden güç kazandılar: Sadece birkaç on yıl içinde, aynı insanlar yeni bir Osmanlı devletinin bel kemiği haline geldi. I. Mehmed, halkı bölen iç savaşı sona erdirdi. Böylece, Ankara bir son değil, büyük yeni bir yaşamın başlangıcı oldu.
İki Büyük Gücün Çarpışması: Yıldırım Bayezid ve Timur Arasında Ankara Savaşı
Yorum Yaz